![]()
![]()
mermiler sağanak sağanak
öfke dalga dalga kabararak
kuruyan dudaklarında bir ah,
sedası asumanda yankılanır.
bin yıllık kini abanmakta zalimin
acımadan,
körpecik cocuk,yaşlı, kadın demeden
vahşî dünyadan zalimin hedefinde
işbaşında lehebî güruh
yağdırmakta bombalar, ah filistin
kurumuş dudaklarda bir ah
sedası asumanda yankılanır.
nevalesi kan, gözü kan, içtiği kan
merhametten bîhaber israil
ellerinde taş, göz pınarlarında yaş,
sıla özlemi hüzün ve kardaş
topyekûn kıyamdan filistin
kurumuş dudaktan bir ah
sedası asumanda yankılanır.
gözlerinde yetim çocuğun
en kesif acılarla medet bekler.
eyvahlar ki
kaprislerle bir ömür dokuduk
ankebut misali
ey kudus,
yıkık duvarlar arasında
namerdin hedefinde bir körpe fidan
kuruyan dudaklarında bir ah
sevdası asumanda Yankılanır.
ellerinde taş, göz pınarlarımda yaş
sıla özlemi, hüzün ve kardeş
topyekûn kıyamda filistin
kuruyan dudaklarında bir ah
sedası asumanda yankılanır
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ali Erdal yönetiminde bir duvar gazetesinden matbu olarak 58. sayıya ulaşan kardelen dergisi Bilecik’te yayın hayatına devam ediyor.
Üç aydan bir yayınlanan kardelen dergisi bir mektep olarak dikkatleri çekiyor. Necip Fazıl Kısakürek’in çizgisini sürdürme iddiasını sürdüren Kardelen dergisinin 58. sayısında yazan yazar-çizerler ve konu başlıkları
Kitap: Necip Fazıl Kısakürek
Tozlarını Silelim: Ali Erdal
Ramazan Ayının Düşündürdükleri: Mustafa Kınıkoğlu
Kimin Ağzına Biber Sürelim: Turgay Ertem
Uyumaz Türkün Düşmanı Gardaş: Ahmet Sami
Anayasa Değişmez Mi? Hidayet Dinler
Hurma-Tokluk Diyeti:Doç. Dr. Mesut Başak
Bir Anla Asılı Rüya Olmak: Sinan Ayhan
Asrın Kahrı: Sezgin Ağacık
Lamelif: Enes Yaşar
Gönül Konuşunca Dil Susar. Hızır İrfan Önder
Edep: İman Ve İslam Atlasında
İyi Ki Sırlarım Var: Ahmet Mahir Peşken
Bilen: Ayhan Aslan
Bitiş Gizli: Berna Pak
Kur’an’ı Kerim’e Musallat Büyük Hastalık: İbrahim Buğalı
İman: Sezgin Ağacık
4-6 Yaş Çocuğun Dini Eğitimi: Ayşe Sena Ünsal
Ramazan Ve Medya: Ahmet Behik
Esir Kim-4. Gönüldaş
Edebiyat Ve Halk: Harun Çetin
Mustarip Ve Muzdarip: Ahmet Behik
Osmanlı Türkçesi Yahut Osmanlıca: M. Nihat Malkoç
Gönderilmemeiş Mektuplar: Feride Şeşen
Beyitler: Hızır İrfan Önder
Aşiyanım Sevgili. Ziya Paşa Akyürek
Ne İçin: Şükrü Güzel
Mezar Taşında: Lokman Bal
Şahidim Ol Ya Rab: Ahmet Yusuf Alptegin
Sivas Ulucami: Ahmet Mahir Peşken
Uyuyan Güzel: Necdet Uçak
Tek Derman Bize: Halil Gülel
Ağır Koşma Iıı:İbrahim Berber
Yaşı Evin Sırları: Ayşe Sena Ünsal
Mehter: Şahin Karataş
Kızılelma: Necdet Uçak
Uzaklardaki İnilti: İbrahim Türkhan
Gül Hanımın Yemenisi: Fatma Peşken
Yol Ver Ey Yolcu: Enes Yaşar
Geceler: Hızır İrfan Önder
Gerçek Dost:Şahin Karataş
Kılçık. Mustafa Bilgücü
İkilikler: Mücahit Koca
Gazi Nazrul İslam: Bilal Atış
Tel: 0228 212 55 88
İletişim:www.kardelendergisi.com
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Derginin sunuş yazısını şair Mürsel Sönmez kaleme almış. Aynı zamanda derginin yayın yönetmeni de olan Mürsel Sönmez düşüncelerini şöyle dile getirir:
“Bir Nokta da diğer edebiyat dergileri gibi “edebiyat burcu”nda inatla direniyor. Baş döndürücü bir hızla akan zaman iyi kötü her şeyi bir anafor gibi içine çekiyor ve çok şey yaşamamıza karşın hiçbir iz kalmıyor üzerimizde. Edebiyat da bu anaforun dışında bir sükûnet ve duru bakış imkânı olmaya çabalıyor ve dergiler ise bu sükûnetin ya da karşı duruşun mekânları.
Bir nokta yeni ve eski yazar ve şairleri ile niteliği önceliyor ve yaptığı işi iyi yapmaya çabalıyor. Ülkenin yönetenlerinin edebiyat sanat gibi “küçük” ve “basit” işlerle uğraşmadığı malum. Kamu güncelin “tamu”sunda boğulurken, günceli durultmanın ve yarınlara “iyi şeyler” bırakmanın uzağında duruyor. Edebiyat dergileri, sanatçılar ve düşünürler yerine “bay konuşup duranlar”ın ve “köşe” kapan yazarların söylediklerine bakıyor. Oysa, “hayatın maverasında” duran ve kendini yiyip bitirircesine sanatsal çabalar içerisinde bulunanları bir dinleyiverse başka varoluş alanları, başka yaşama imkanları olduğunu da görecek. Ama nafile, böyle bir uzgörürlük yok.
Umut bu ya, belki, memleketi idare edenler ve olan bitene vaziyet edenler, edebiyatın ve sahici sanatın önemini bir gün kavrarlar.o gün her şeyin bitmemiş olduğu bir gün olur umarız.”
Resul Tamgüç, söylenip durmalarda: “dünya yalan ya efendim/ bize koca yalanı mahsusçuktan yaşamak kaldı / bir; size anlattım efendim / mızıkçılık yapıp gelmek istediğimi”
Özcan Önlü Mürsel Sönmeze seslenerek “eskidem” diyor. Eski yaşamlarından kesitlerin etrafında dönen Önlü, eskiye olan özlemini şöyle dile getirir:
“eskiden böyle değildi biz eskiden
kitabı açar okurduk sonra çıkardık yollara..
…
Bıçağı saplardık kan görmemiş karpuza
Çatırdayıp açardı kalp kapısını dilimler
…
Sonra ne mi oldu bayım
…
Kitap açık yazılar silik
İsyan hiç yakışmıyor dilimize
Gece ve ten uyuşmuyor
Boşluk büyüyor
…
Eskiden böyle değildi
Yerle gök arası-ah-
Daha güzeldi sevmek”
Mahmut avcı, Truva adlı şiiri ile delileri diline dolamış:
“biner her deli ara sıra
Kendi yaptığı tahta atına”
A.Uğur Keltek “Kıssa” , N.Halil Atlıhan “ İstanbul’dan Saraybosna’ya-IV” , Ümit Zeynep Kayabaş “Siyah ve ateş”, Meral Afacan Bayrak “ Epik Düşler”, Mesut Doğan “Paris’te Sonbahar”, Mehmet Kurtoğlu “Kaderin ve varoluşun şairi Ömer Hayam” , İbrahim Hakkı “kalem arkası”, Abdurrahman Karakaş “Nisan yağmuruyla akşam denizine karışandır şair” , Mustafa Özçelik “ Taşra notları–2”, Özay Aslan “ Almanya Mektupları”, Nurettin Durman “beylerbeyine uğrayan şairler-yazarlar” H.Ziya Taşkent “Ayakkabı” konu başlıkları ile yazı-şiirleri ile destek vermişler
Cemal Kılıç “bir kaşık suda fırtınalar” koparmış: “… Ne ki, bazen bir kaşık suda kopartılan fırtınalar vardır ve o fırtınanın etkisiyle, o bir kaşık suda boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalır/bırakılırsınız”
Jan devrim “prenses mavi kuştur”la prensesi uçurmaya çalışıyor.
Bedran Yoldaş, kaynanayı diline dolayarak, kaynana gelin olayını irdelemeye çalışmış.
İletişim:
tel: 0216- 324 36 05
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
..ve nihayet 13
Bu uzun soluklu yürüyüşümüzün 13'üncü adımında yine edebiyat doluyuz ve bir o kadar öfke!...
Metin Demirci siyonist mezalime dikkat çekiyor ilk nefeste... Gazze'de akıtılan kan, yüreklerimizde açılan derin yarıklardan sızıyor... Sözü "kalemle öğreten"e bırakıyoruz...
Kenan Yaşar bu sayıda "esmer sözler"i ile çıkıyor karşımıza... Nurettin Durman "caddenin ölümü"ne tanıklığını kağıda dökerken, Mehmet Okumuş yalnızlığa çekiliyor... Filistin sevdalısı Cevat Akkanat "pegasus", Mehmet Şamil ise "neşve" ile okuyucuya şiirin tadını bir kez daha hatırlatıyor... Kültürümüzün koruyucularından Mustafa Özçelik "tılsım"lı sözleriyle yine bahar getiriyor kıyılarımıza... ve Asım Gültekin de bizlerle!... Uçtuk Gittik !... Hem yazdı hem konuştu. Asım Hoca’yı Eyyüp Akyüz konuşturdu.
A. Vahap Akbaş "taksi" diyor bu sayımızdaki ilk şiirinde. Toprak Saygın "İyi şiirin ayak sesleri"ni duymaya çağırıyor bizleri... Paşa Çeten; Aşkın e-Hali'nin yüreği Paşa ağabeyimizi "yol gibi"si ile bir kez daha yâd ediyoruz... Mustafa Celep şiirin hayat dolu bir yürüyüş olduğunu görmemize vesile oluyor 13'üncü adımda... Mesut Doğan “Kırkıncı Basamak”ta… Genç şairlerimizden Bilal Can "ey yüzüm bin parça" ile kapımızdan giriyor en içimize... Yine genç şair ve yazarlarımız Emine Şimşek ve Asude Zeynep Toprak geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor... Mustafa Uçurum gölgelere inat hayatı çağırıyor...
Öykü ustaları Recep Şükrü Güngör ve Bedran Yoldaş da aramızdalar…
İşte 13'üncü adım ve işte BİZ !
Esmer Sözler / Kenan Yaşar / Şiir
Ezim İşleri / Metin Demirci / Deneme
Caddenin Ölümü / Nurettin Durman / Şiir
Eltiler ve Bakire / Recep Şükrü Güngör / Öykü
Pegasus / Cevat Akkanat / Şiir
Yalnızlık Çeker İnsanı / Mehmet Okumuş / Deneme
Neşve / Mehmet Şamil / Şiir
Hayal İle Meyal / Adem Turan / Öykü
Tılsım / Mustafa Özçelik / Şiir
Beyaz Bir Haber: Asım Gültekin / Eyyüp Akyüz / Söyleşi
Uçtum Gitti! / Asım Gültekin / Deneme
Taksi / A. Vahap Akbaş / Şiir
İyi Şiirin Ayak Sesleri / Toprak Saygın / Deneme
Yol Gibi / Paşa Çeten / Şiir
Acizlik Kader Değil / Bedran Yoldaş / Öykü
Ağlayamıyorum / Ramazan Yaşar / Şiir
Kırkıncı Basamak / Mesut Doğan / Şiir
Değişiklik / Kenan Yaşar / Öykü
Yarına Ağıt Düne Gazel / Halit Yıldırım / Şiir
Bir Hayat Dolu Yürüyüştür Şiir / Mustafa Celep / Makale
Ey Yüzüm Bin parça / Bilal Can / Şiir
Balad Şiir / Dr. İrfan Yılmaz / İnceleme
Bir Rüya Gördüm / İskender Cüre / Şiir
Şiir ve Şairlik Üzerine / Murat Canbolat / Makale
Fırsat Vermedin / Nuh Comba / Şiir
Üç Şehir / Gülsen Özdemir / Deneme
Salıncak Zincirleri / Emine Şimşek / Şiir
Şiiri Tartışmak / Durdu Şahin / Deneme
Akşam Oturması / Asude Zeynep Toprak / Öykü
Uçurtma / Serpil Tuncer / Şiir
Dokunma / Sedat Erdoğdu / Şiir
Hiç Bir Şey Gibi / Rabia Gelincik / Mektup
Kızgın Taşların Üzerinde Çocuk Sesleri / Mesira Meriç / Şiir
Aşk ve İrfan Üzerine / Teoman Şahin / Makale
Daraldım Gölgelerden / Mustafa Uçurum / Şiir
Sıladaki Gurbet / Sevim Göçmen / Öykü
Arnavut Kaldırımları / Tülay Bilgin / Şiir
Kur’an’ın Bakış Açısında... / Mehmet Aydınkal / Deneme
Unutuşlar / Merve Bayraktar / Şiir
İhtiyacım Var / Birsen Ayvaz / Mektup
Yolum / Semra Dal / Şiir
Nun ve Kalem / Halit Yıldırım / Tanıtım
Kitaplar Arasından / Nihal Demir / Tanıtım
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Güneşin som ışıkları daha yeryüzüne değmemişti. İnsanlar çekildikleri uzlet köşelerinde derin uykunun bilmem kaçıncı rüyasını görüyordular. Hayat durmadan akıp gidiyordu. Miskin yazar uyanıktı. Yazmak için ilham perisinin kendisine uğramasını bekliyordu. Her an gelebilirdi ilham perisi. Yatarak teğet geçmesini istemiyordu. Bu nedenle gözlerini ovuştura ovuştura bekliyordu. Bekliyordu beklemesine de ilham perisi de bir türlü gelmiyordu. Yazmak istediği onlarca konu olmasına rağmen bir türlü nereden başlaması gerektiğine karar veremiyordu. Bir gün şiirde, bir diğer gün öyküde karar kılıyordu. Yazılarına yapılan yorumları okudukça adeta havalanıyordu. Evet, evet havalanıyordu bayağı ayakları yerden kesiliyordu. Neyse bunları geçelim. Gecenin bir vaktinde uyanık olan yazarımıza tekrar dönelim.
Karanlık atmosferin ruhuna verdiği sükuneti bohçasının bilmem kaçıncı katmanına saklamıştı. Elindeki en büyük hazineydi. Yitirmek istemiyordu. Yorgun olmasına karşın, dingin kalma uğraşısı vardı. Gözleri ufalmıştı, bir o yana bir bu yana debelenip duruyordu. uyumamak için çabaladığı her halinden beli oluyordu.
Bir sonraki gün, yazdığı şiir ve hikaye metinlerini arkadaşlarına gösterip alacağı olumlu eleştirileri almanın heyecanı da bu haline eklenince ruh halini varın siz düşünün.
Ta! eski zamanlardan bu yana insanoğlunun nefsi hep iltifatlar karşısında kabarmış, eleştiriler karşısında da köpürmüştür. Nefs deyip geçmemek lazım. Hayat bu kelime üzerinde bina edilmiş. Kaldırmak ya da kaldıramamak. İşte tüm mesele burada. Hayatın akıp giden günlerinde elbette her insan bu kelimenin odağında kendisini buluyordur. Güzel sözleri işitmek hele kendi yapısı, yaptığı işi ya da bu eksende yer alan konuların birinde kimin hoşuna gitmez ki!
Monoton hayat dediğimiz yeknesak bir akışta bile bu olmazsa olmazlardan. Kiminde itici göç kiminde engelleyici göç olarak sarkacını sarkıttır hayatın ortasına. Kimden ne alabildiyse.
Karanlık gecenin beyaz ata binmiş prensi ilham perisi daha gözükmedi. Bekleyip duracak bizimkisi… Bakalım daha ne kadar bekleyecek.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı